EHLİYET MACERASI

Herkesin aklında geç olmadan deneyimlemek istediği aktiviteler vardır mutlaka. Kimisi Everest’e çıkmak ister, kimisi buz pateni yapmak ya da sahnede şarkı söylemek, bir kez olsun bir tiyatroda rol almak gibi şeyler. Benim de yıllardır üstüne madde madde eklediğim, hayatım devam ettikçe uzunluğu artan nadiren hayatın akışından fırsat bulup küçük bir ese sığdırdığım ölmeden önce yapılacaklar... Okumaya Devam et →

ULUPAMİR KÖYÜ

Van’ın Erciş ilçesine bağlı yaklaşık 1500 kişinin yaşadığı minicik bir köy Ulupamir. Yaklaşık iki sene Van’ın Çaldıran ilçesinde görev yapmış olmama rağmen ne adını duymuştum, ne de bu köy hakkında bir fikrim vardı. Çaldıran’dan ayrıldıktan sonra kulağıma çalındı adı, hazır arkadaş ziyreti yapacakken bir uğramalı diye düşündüm . Çok da isabet olmuş. Ulupamir Erciş’e 32km,... Okumaya Devam et →

Kanka

Biz 80-90 kuşağıyız. Melike Demirağ, Fikret Kızılok dinleyerek geçirdik ergenliğimizi, gençliğimizi. Zaman zaman küstük, darıldık, zaman zaman coştuk, sevdalandık. Tüm bunları en yakınımızda hissettiğimiz arkadaşlarımız ile paylaştık. Ben de o zamanki en yakın arkadaşımı anarak dünlerden bugünlere nasıl geldiğimizin, hangi yollardan geçtiğimizin hikâyesini anlatmak istiyorum. Henüz 12 yaşında, şimdiki yıllar için büyük sayılacak fakat o... Okumaya Devam et →

DÜZCE’DE KEYİFLİ BİR GÜN

Ellerim ayaklarım titriyor. Uzun zamandır yapmadığım, yapmak için yanıp tutuştuğum ama delice korktuğum aktivite için gün bugün. Yaklaşık iki sene at bindim, bunun yaklaşık 8 ayını lisanslı olarak geçirdim. Engel atladım, arazilere çıktım, kendi atımla vakit geçirdim. Ve aradan tam iki yıl geçti, eyer yüzü görmedim, ahır kokusu duymadım. İki büyük korkum var. Birincisi; tekrar... Okumaya Devam et →

ATLA İLK DENEYİM

Binicilik; benim için bir hobi olarak başlayıp gerçek bir tutkuya dönüşen, hayatımda deneyimlediğim en güzel aktivitelerden biri olmuştur. Herkesin hayatında “ölmeden önce mutlaka yapması gerekenler listesi” vardır sanırım. Bir gün işten eve gelmiş otururken kendi kendime “Gökçe artık zamanı geldi” dedim. İşime yakın at binebileceğim lisanslı bir kulüp arayışına girdim. Kulübü arayarak ilk defa ders... Okumaya Devam et →

EBE OLMAK

İnsanın varoluşundan beri süregelen ve dünya döndükçe de var olacak bir meslektir ebelik. Burada amacım ebelik tarihinden ya da ne kadar önemli bir meslek grubu olduğundan bahsetmek değil aslında. Tıp fakültesi öğrencisiyken bile ebelik kavramını tam olarak oturtamamıştım kafamda. Kadın doğum uzmanlığına başladığım anda ebeliğin sadece bir meslek değil, aynı zamanda da bir karakter olduğunu... Okumaya Devam et →

VARANASİ ESKİ KENT BÖLGESİ

Ganj kıyısından Varanasi’deki eski şehre giriş yapıyoruz. Buradaki sokaklar çok dar olduğu için araç girişi yasak, yolumuza yürüyerek devam ediyoruz. Ganj’ın arka sokaklarına doğru yol alıyoruz. Odun satıcıları, ölü kıyafeti satıcıları var. Ayrıca ölülerin vücutları kokmasın diye kullandıkları yağ şeklindeki esansları satan dükkanlar da mevcut. Hüzünlü bir ortam. Burası Ölü Pazarı olarak biliniyor. Bu dar... Okumaya Devam et →

GİZEMLİ DİYARLARA YOLCULUK: KAPADOKYA

Sırada Kapadokya var. Çocukluğumda gittiğim, bendeki tek hatırası devenin üstünde çekilmiş bir fotoğrafım olduğundan, bu gezi için bir oldukça heyecanlıyım. Çok küçük olduğumdan aklımda kalan başka hiçbir şey yok, yeniden değil, ilk defa keşfedeceğim buraları. Ben bir arkadaşımı Kayseri’ye bırakacağım için Kapadokya’ya Kayseri üzerinden geldim. Kayseri - Nevşehir arası yaklaşık 70 km kadar. İlk akşam Göreme’de kalmaya... Okumaya Devam et →

VİYANA GEZİ REHBERİ

İstanbul Atatürk Havaalanından bindiğimiz uçak yaklaşık 2 saat 20 dakika sonra Viyana’ya ulaşıyor.  Pasaport ve bagaj işlemlerimiz sonrası kent merkezine ulaşmak için ulaşım alternatiflerine bakıyoruz. Aslında en fazla tercih edilen CAT isimli trenler. Şehir merkezine yaklaşık 15 dakika sürüyor ve fiyatı yaklaşık 10 Euro. Ama biz Viyana’da 3 gün kalacağımız için “Vienna Card” aldık. Çünkü bu... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑