ALMANCI YAZILIR ALAMANCI OKUNUR 4

Buraya kadar yazdıklarımı okuyabildiyseniz, bu kadın köpekle kafayı bozmuş diyebilirsiniz. Hiç umurumda değil, çünkü ben hayvan veya insan canlıların hayatımda ne ifade ettiğine göre sınıflamayı öğrendim. Kimisinin sadece köpek diye nitelendirdiği canlı benim en yakın arkadaşımdı ve arkadaşlar yarı yolda bırakılmazlardı. Ertesi gün yanıma küçük bir valiz, Alex ve Alex’in yatağını alarak evden ayrıldım. Sırtımdaki... Continue Reading →

ALMANCI YAZILIR ALAMANCI OKUNUR 3

Arkadaşımın bana ‘dile odaklan, iyi öğren’ demesinin nedenini bu zorlu geçen haftada anlamıştım. Ortaokulda Almanca eğitimi almıştım. Haftada iki saat ders görüyorduk, tahminen A2- B1 seviyesine kadar gelebiliyorduk. Almanya’ya gelmeye karar vermemle beraber internet üstünde uygulamalarla ve az sayıda da özel ders alarak 12-15 yaş arası öğrendiğim Almancayı hatırlamaya çalışıyordum. Kısa bir zamanda iyi yol... Continue Reading →

ALMANCI YAZILIR, ALAMANCI OKUNUR 2

Veda’lar bitmiyordu… Bolu’da, İstanbul’da birçok arkadaşımla gitmeden son defa görüştüm. Ben genellikle toplu görüşmeler yerine, bireysel görüşmeleri tercih ederim. Toplu olarak (ben 3 kişiden fazla olarak tabir ediyorum) yapılan görüşmelerde sohbet sığ kalır, kişi sayısı ne kadar fazla ise kendi özel hayatınızdan, duygularınızdan bahsetme ihtimaliniz azalır, genel geçer şeylerden konuşulur. Bu nedenle mümkün olduğu kadar... Continue Reading →

ALMANCI YAZILIR ALAMANCI OKUNUR-1

Bu hikaye çoook uzun sürecek. Kimsenin sonuna kadar okuyabileceğini düşünmüyorum, ama umurumda değil, keyfiniz bilir. Almanya’da daha önce bildiğim fakat hayatımda bir türlü uygulayamadığım bir şey öğrendim. Bencil olmayı… Bu yazıyı sadece kendim için yazıyorum. Hikaye’nin başlangıcı tam nerede ben de bilmiyorum ama, biz sağlıkçıların yurtdışına gidenlere özendiği, herkesin Almanya’da, Amerika’da yaşamak istediği bir gerçektir,... Continue Reading →

ALMANYADA EHLİYET

Beni tanıyan herkes araba kullanmayı ne kadar çok sevdiğimi bilir. Özellikle İstanbul trafiğinde kimisi için eziyet olan bu durum benim için her zaman keyif olmuştur. Sıkışık trafik, akan trafik, şehir içi, şehir dışı hiç fark etmez benim için, direksiyonun başında her zaman sırıtarak oturmuşumdur.  Almanya’ya gelince maalesef bu durum değişti tabii. İlk altı ay 2-3... Continue Reading →

SAKIN KİMSEYE ANLATMA🤫

Güzel Türkiye’min en acı sorunlarından birisidir cinsel istismar. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre kişi 18 yaş altında (yani reşit olmadan) evlenemez, kendi rızası olması durumunda bu sınır 17 yaştır, kendi rızası ve ailenin onamı olduğunda bu yaş 16’ya kadar düşer. Daha erken yaşta evlilik resmi makamlarca yapılamaz ama maalesef imam nikahı için durum biraz daha farklıdır.... Continue Reading →

‘YOK’LUKLAR ÜLKESİ

Aslında bu yazıyı bitireli çok oldu, fakat bir türlü yayına alamadım. Neden mi? Nijer dönüşü bir solukta hazırlayıp bitirdiğim yazımını yayınlamak üzereyken ekipten bir arkadaşımızın çok ciddi sıtma olduğu ve yoğun bakıma alındığını öğrendik. Aslında hepimiz sıtma geçirmiş ve aldığımız ilaçlar sayesinde çok kolay atlatmıştık. Fakat biz güzel haberler beklerken yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren... Continue Reading →

BİZ DAHA ÇOOOK DAYAK YERİZ

Sosyal medya yine bir doktor arkadaşımıza yapılan vahşice saldırı ile yıkılıyor. Konuştuğum herkes “artık bu son” diyor, peki ne zaman son olacak? Ben burada doktor olmanın ne kadar zor olduğundan falan bahsetmeyeceğim. Zorlukla okumuş olmak, en kutsal işi yapmak falan filan kimsenin umurunda değil. Hadise şu: BİZ KİMSENİN UMRUMDA DEĞİLİZ. Son saldırı sonrasında biraz araştırdım,... Continue Reading →

JEEP RENEGADE

Hayatımdaki en büyük tutkulardan biri olmuştur araba kullanmak. Büyük-küçük, düz vites-otomatik vites, sedan-hatchback, ticari araç-otobüs ayırt etmeksizin her tür aracı kullanmak benim için gerçek bir keyiftir. Geçtiğimiz aylarda gittiğim Artvin tatilinde kiraladığım jeep renegade bana bambaşka duygular yaşattı. Bu araçla kaza yapmanız imkansız. Öncelikle aracın bir SUV grubu oluşu ve güçlü kasası insana güven duygusu... Continue Reading →

ARTVİN YOLCUSU KALMASIN – Üçüncü Bölüm

Artvin’deki ikinci günümüz fotoğrafçılar için hayli erken başlıyor. Bu kez konaklama tercihimizi otelden yana kullandık ve kaldığımız Black Forrest Otel’in manzarası gerçekten çok güzel. Gün doğumu ile otelin terasından harika kareler çekiyoruz. Sonrasında kahvaltı ve rota Maden köyü...   Maden Köyü Şavşat’tan Maden köyüne yaklaşık 1 saat 20 dakika kadar yolumuz var. Yol yine sohbet... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑