EBE OLMAK

İnsanın varoluşundan beri süregelen ve dünya döndükçe de var olacak bir meslektir ebelik. Burada amacım ebelik tarihinden ya da ne kadar önemli bir meslek grubu olduğundan bahsetmek değil aslında. Tıp fakültesi öğrencisiyken bile ebelik kavramını tam olarak oturtamamıştım kafamda. Kadın doğum uzmanlığına başladığım anda ebeliğin sadece bir meslek değil, aynı zamanda da bir karakter olduğunu gözlemleyerek öğrendim. Ben size burada ebelik karakterinden bahsetmek istiyorum.

3082004645_1_3_ekUjCzoI

Her şeyden önce ebe, anadır. Sadece iş hayatı için söylemiyorum; günlük yaşantınızda laf arasında bir ebeye “acıktım” demiş olun örneğin. Cebinden ekmek, çantasından domates çıkartır, bir yerlerden zeytin bulur. Çok kısa bir zamanda hazırladıklarını dünyanın en lezzetli yemeğiymişçesine önünüze koyar. Çünkü ebe, mesleği gereği motive eder. Koşullar kötü olsa da o koşulların ne kadar güzel olduğu çıkarımlarını yapmak için eğitilmiştir. Ya da “uykum geldi” deyin, dakikasında elinde bir battaniye ile belirir. Çünkü bir ebe kendinden önce diğer insanların ihtiyaçlarını gidermek üzere her daim hazır bulunur. Bu artık onun karakterine yerleşmiştir, hep “önce sen” der.

Ebe pratiktir. Olmadık eşyalardan inanamayacağınız şeyler yaratır. Bir ebe mezun olduğunda genellikle ilk görev yeri biraz daha kırsal olur. Çoğu zaman danışabileceği bir doktor yokluğunda mesleğini icra etmeye devam eder. Saat kavramı yoktur. Gece 3’te hasta doğuruyor diye çağırılır. Hemen hastasına gitmek için hazırlanır. Evinden çıktığında hastaya ulaşım aracının bir at olduğunu görür, korkar belki biraz ama yılmaz. Çünkü doğum yapan hastasına ulaşmak ve ona yavrusunu vermektir amacı. Gönül koymuştur bu işe. Hemen adapte oluverir at sırtında ilerlemeye. Belki ütopik geliyor olabilir ama coğrafi koşullar nedeniyle at binmeyi öğrenmiş çok ebe tanıdım ben. Bunlar belki günümüzün değil yıllar öncesinin hikâyeleri ama ebe karakterinin gelişimini anlatmak için doğru örnekler.

Ebe yaratıcıdır. Hastanede ya da evde doğuma giden ebe, yolunda gitmeyen bir durumla karşılaşabilir ya da malzemesi eksik olabilir. Olsun, bu durumlar ebe için çoğu zaman sıkıntı değildir. Elinden ne geliyorsa yaratmaya çalışır. İllaki havlu mu lazım, gerek yok, önlüğünü çıkarır havlu yapar yeni doğmuş bebeğine. Göbek klempi mi eksiktir, makas mı yoktur. Ebe yaratır. Isıtıcı yoktur mesela gittiği yerde, yenidoğanı koynuna sokar, ısıtır. Kısaca ebe “can”dır.

Ebe sabırlıdır. Sabırlı olmak öğretilmiştir ona. Belki doğum yapan kişiler bu yazıyı okuduğunda, yok değildi, diyebilir. Bu durum, ağrıyı çeken kişiye geçen zamanın daha uzun gelmesinden kaynaklanıyor olabilir ama normalde aktif doğum sancıları başladıktan sonra 10-14 saat sürecek bir eylem göz önüne alındığında ebe sizin başınızda bu süre kadar bekler. Anne adayı kadar ağrı çekmez belki ama anne adayının her haykırışını yüreğinde hisseder. En az doğum yapan kadar ister annenin bir an önce yavrusuna kavuşmasını. Başınıza gelir gider, karnınızı okşar, sırtınızı sıvazlar, “hadi yavrum bir gayret daha” der. Ağrı içindeki anne “yapamıyorum” der belki. Yine o pozitif yaklaşımıyla gülümser, “az kaldı, kucağına alacaksın yavrunu” der. Odadan çıkar gözleri dolar  “ah yavrum, çok sancı çekiyor” der. Elinde olsa annenin acısını hafifletmek için sancıyı kendi üstüne alır ama maalesef yapamaz. Hastası ağrı çekerkenki doğumunun gerekliliğidir bu aslında, emin olun o da sancı çeker sadece göstermez.

Ebe kendini adar. Bir hastayı doğumu için takip eden bir ebenin başka bir önceliği yoktur. Hastasının başında ve ona bir evlat vermek için çabalıyordur. Belki kendi çocuğu hastadır, evde öksürüyor ve ateşler içinde yatıyordur. Komşusunu, arkadaşını arar kendi çocuğuna bakması için ama hastasını bırakmaz. Belki içi içini yiyordur ama o hastasının başını okşayıp, ona moral vermeye devam eder.

Ebe “can”dır. Doğum sancıları nihayetinde son bulur. Ve doğum gerçekleştiği anda ebe yeni doğmuş bebeğinizi karnınızın üstüne koyuverir. Uzun zamandır hasretini çektiğiniz evlat kucağınızdadır. Biraz mor, biraz çekingen, biraz ne yapacağını bilemeyen bir varlık. Önce nefes alır, sonra memenize doğru gider. Bazen ufak bir bakış atar size, sanki “sen annem misin?” der. İşte o an ebenin mükâfatıdır. Anne tüm acılardan sonra duygusallaşır ve ağlar, bebek zaten ağlar, iki gözyaşı birbirine karışır. Belki aslında bilmezsiniz ama ebe de ağlar. Başarmıştır anne adayına sağlıklı bir bebek verebilmeyi, soyunun devamını sağlamayı… Bir anne için sadece bir tek kutsal varlık vardır, kendi bebeği… Dışarıdan bakıldığında sadece “bir tane daha”dır bu doğum ama bininci doğumu olsa da gözyaşları ve mutlulukla karşılar ebe, o pembe pamuk yenidoğanı. Bir cana can katmıştır çünkü. Canından can çıkarmıştır. Bu olaya şahit olup zaten ağlamayacak bir insan olamaz bence. Sonraki teşekkürler teferruattır. Ebe zaten teşekkürünü almıştır. Sağlıklı bir bebek annesinin memesine uzanıyor, anne ağlıyor, bebek ağlıyor. Ve o bebek ilk yemeğini yiyor. Kaçıncı doğum olursa olsun, bir cana bir can katabilmek insanın pahayla, değerle ölçemeyeceği bir maneviyat verir. Bir ebenin en büyük ödülüdür bu yaşananlara şahit olabilmek.

THK_8247

Sonuç olarak ne kimseyi özendirmek isterim, ne de kimseyi yıldırmak. Ama ebelik bir meslek değil hayat biçimi, bir karakterdir. Hiçbir ülkede ebelere yönelik bir hakaret unsurunun var olduğunu görmedim, biz hariç. Herkesin dilindedir bilindik küfürler. Nereden kimin çıkardığını bilemem bu cümleleri ama gerçek şu ki; ebeler bizim baş tacımız, annemiz, kardeşimizdir. Bize nefes alan varlıklar getiren, bu süreçte yanımızda duran, acımızı paylaşan meleklerimizdir. Canımızdan can çıkarıp hayatımızın en güzel armağanlarını bize veren kimselerdir… Belki sonrasında adı bile hatırlanmayacak isimsiz kahramanlarımızdır… Hakkı ödenmez bu mesleği karakter haline getirip gerçekten ebe olmayı başaran tüm dostlarıma sevgilerle… Mükâfatımız gözyaşları, annenin bebeğine olan bakışı, gözünün içindeki teşekkürdür…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: